Taş Kağıt Makas
- May 16, 2025
- 3 min read
İnternetten kitap siparişi verirken önerilen kitaplar arasında karşıma çıktı bu kitap. Arka arkaya okuduğum birkaç kitap ve kişisel hayatımın yoğunluğu arasında kolay ve hızlı okuyabileceğim bir kitap arayışındaydım ve bu kitaptan da aslında bu şekilde bir beklentim vardı. İsmi, kapak tasarımı, arka kapaktaki kitap tanıtımı, konusu ve okurların yorumları ile normalde tercih etmeyeceğim tarzda bir kitap izlenimi uyandırmıştı. Evlilik, ilişkiler, romantizm konuları pek ilgimi çekmiyor kitap seçtiğim esnada. Ancak kitabın arkasında baş karakterlerden birinin yüz körlüğü anlamına gelen prosopagnozi durumundan mustarip biri olduğu yazıyordu ve bu kitabın özellikle ilgimi çekmesini sağladı.
Prosopagnozi Hakkında Bilgilendirme
Daha yaygın olarak yüz körlüğü olarak bilinen bu durum doğuştan olabileceği gibi, kişinin başına almış olduğu bir darbe sonucunda hayatın herhangi bir noktasında da ortaya çıkabilir. Prosopagnoziden mustarip olan kişiler yüzün parçalarını (göz, burun, ağız gibi) ayrı ayrı anlayabilirken, bu parçaların bir araya gelerek oluşturduğu yüzün bütününü algılayamamaktadırlar. Bu durum birincil derece yakınları da dahil olmak üzere hayatları boyunca karşılaşmış oldukları herhangi insanı yüzlerinden tanımalarına engel olur. Yüz körlüğüne sahip kişiler sosyal hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları azaltabilmek için çeşitli yöntemler geliştirebilir. Karşılarındaki kişileri ses tonlarından, boylarından, vücutlarındaki herhangi bir belirleyici özellikten tanımaya çalışırlar.
Prosopagnozi sahibi kişiler yüzün bütününü anlayamadıkları gibi yüz ifadelerini de tanıyıp anlamlandıramazlar. Bu da özellikle ikili ilişkilerinde karşılarındaki kişilerin duygularını ve düşüncelerini anlamalarında sıkıntı yaşamalarına yol açar.
Hızlı okunması açısından kitap tam olarak istediğim şekildeydi. Ben 2 gün içinde, sadece uygun olduğum zamanlarda okuyarak kitabı bitirdim. Kitabı bitirip arka kapağa tekrar baktığımdaki düşüncelerim kitabı okumadan önceki düşüncelerimden oldukça farklıydı. Dediğim gibi, okuyucuların yorumları ve kitabın bende bıraktığı izlenim ile kitabı bitirdiğimdeki düşüncelerim birbirinden önemli ölçüde farklıydı. Kitaptaki kurgu ve son bölümlere kadar aslında neler olduğundan şüphelendirmeyen yazımı benim çok hoşuma gitti.
Kitapta evliliklerinde sıkıntı yaşayan ve bu sebeple bir evlilik terapistine giden bir çiftin hikayesini okuyoruz. Terapistin önerisiyle, ilişkilerindeki sıkıntıların çözümüne yardımcı olacağını düşündükleri bir hafta sonu tatiline çıkan bu çift, tatile gittikleri eski bir şapelden dönüştürülmüş evde başlarına gelen tüm garipliklere anlam vermeye çalışır. Başlarına gelen tüm garip olayların arasında bu iki kişinin birbirlerine olan tavırları da zaman zaman kafa karıştırıcı olabiliyor. Kitabın ilerleyen sayfalarında hikayeye dahil olan karakter Robin'in bu çift ile bağlantısını sayfaları çevirdikçe anlamaya başlarken, aslında birbirine bağlı olanların sadece bu kişiler değil aynı zamanda yıllarca etraflarında bulunan bir yazarı da kapsadığını fark ediyoruz. Ana karakterlerden biri olan Adam'ın yüz körlüğü sebebi ile yıllarca farkına varamadığı olaylar ortaya çıkıyor ve kitabın son bölümlerinde aslında herkesin gerçek yüzünü görmüş oluyoruz.
Kitapta özellikle çok sevdiğim noktalardan biri, okura kitabın sonunda Adam'ın yaşadığı prosopagnozi durumunu olduğu gibi deneyimletmesi. Karakterlerin aslında kim olduğu, anlatılan olayların aslında kimlerin başından geçtiği, gerçek madurun, gerçek suçlunun aslında kim olduğunu anladığımda sanki kitabın başından beri yüz körlüğü olan benmişim de sonunda gözlerim açılmış gibi hissettim.
Tüm bunların yanında kitabın sonundaki farklı bir son yazma çabası beni kitabın etkileyiciliğinden biraz uzaklaştırdı. Şaşırmama sebep olan ilk farkındalığı yaşadıktan sonra ikinci bir çabaya bence gerek yoktu. Kitabı okuma tecrübesini etkileyebilecek herhangi bir bilgiyi burada yazmak istemiyorum ancak olayların çözümlendiği son bölümlerde öğrendiğimiz bir bilgi daha "Yok artık, bu kadar da değildir." diyerek kitabın zihnimde yarattığı ortamdan çıkmama sebep oldu ve sanki acemi bir yazar tarafından yazılmış düşüncesini uyandırdı. Oysa kitabın herhangi başka bir kısmını bu his hiçbir zaman olmamıştı.
Genel olarak kitabı oldukça beğendim ve kesinlikle okunması için öneririm. Kitabın sonunda yaşanılan farkındalığı tamamen görmezden gelirsek oldukça başarılı kurgulanmış ve çok güzel bir dille yazılmış başarılı bir kitap.
Keyifli Okumalar...




Comments