top of page

Gece Yarısı Kütüphanesi

  • Aug 22, 2025
  • 3 min read

Updated: Sep 5, 2025

Sonsuz olasılıklar var mıdır? Peki ya tüm bu olasılıklar gerçek olandan daha mı iyidir?


Gece Yarısı Kütüphanesi bir çeşit limbo, bir çeşit araf. Ölümle yaşam arasındaki bir durak. Kahramanımız Nora artık hayatının yaşamaya değer olmadığını düşünüp vazgeçen bir kadındır. Yakın zamanda annesini kaybetmiş, işinden olmuş, son olarak da zor zamanları atlatmasında ona yardımcı olan kedisine araba çarpmıştır. Nora'nın öyle çok havalı bir hayatı da zaten hiçbir zaman olmamıştır. Eskiden babasının çalıştırmasıyla olimpik seviyelerde bir yüzücüyken sırf kendisinden bunun yapılması isteniyor diye bir ergenlik anında yüzmekten vazgeçmiştir. Abisi ve arkadaşı ile kurdukları müzik grubundan ayrılmış ve grubu belki de yüzüstü bırakmıştır. Zaten hayatında sahip olduğu küçük mutluluklar da yaşadığı son kayıplar ile elinden alınınca Nora artık hayatının bir anlamının, bir öneminin kalmadığına inanır ve buna bir son vermek için bir gece annesinden kalan ilaçlardan bir avuç alır. İşte Gece Yarısı Kütüphanesi'nin kapıları da Nora'ya tam da o sırada açılır.


Zamanın hiç akmadığı ve içerisinde sonsuz sayıda Nora'nın yaşamadığı ama bir şeyleri farklı yapsaydı yaşayabileceği hayatları barındıran bu kütüphanede Nora önce pişmanlıklarıyla barışır. Abisiyle kurdukları müzik grubundan çıkmasaydı ne olurdu? Yüzmeyi bırakmasaydı nasıl bir hayatı olurdu? Çocukluk hayallerinin peşinden gidip bir buzul bilimci olsaydı her şey daha farklı olur muydu? O kahve teklifini kabul etseydi hayatında neler değişirdi? Farklı evrenlerde farklı olasılıkların içerisinde yaşayan farklı Nora'ların yerine geçti Nora defalarca. Bir olasılıkta bir hayal kırıklığı yaşadığında ise kütüphaneye geri döndü. Ve her hayat kitabında Nora hep geri döndü kütüphaneye. Çünkü mükemmel bir hayat yoktu. Her hayatın iyisi kadar kötüsü de vardı ve Nora her birinde yeni hayal kırıklıklarıyla tanıştı.


En sonunda tüm kütüphane yok olurken Nora yaşamak istediğine karar verdi. Hayır, o yaşamak istemiyordu, o yaşıyordu. İstemek yoksunluk belirten bir kavramdı, Nora ise yoksun değildi yaşamaktan, yaşıyordu o. Sahip olduğu hayatın, vazgeçtiği hayatın aslında ne kadar yaşamaya değer olduğunun farkına varan Nora, yıkılan Gece Yarısı Kütüphanesinden çıkar ve öksürerek geri döner hayatına.


Yuttuğu ilaçların tamamını midesi dışarı atarken ve vücudunun her bir noktasında yaşanabilecek ağrıların en kötüsünü yaşarken Nora gözlerini geri açtığı hayatına minnettardı sadece. O yaşıyordu. O yaşamaya devam edecekti. Bu hayat onun hayatıydı. Kütüphanede açıp kapattığı her bir kitapla Nora farklı tercihler yapmış olsaydı sahip olacaklarını ve kaybedeceklerini görmüştü. Bu hayatındaki her şey ise tamamen onundu. Hatalarıyla, doğrularıyla; başarılarıyla ve yenilgileriyle, her şeyiyle.


Hepsini kaybetmek üzereyken farketti Nora sahip olduklarını. İhtiyacı olduğunda yardımına koşan komşusunu, komşusunun bahçesine diktiği mor süsen çiçeklerini, artık daha az konuştuğu ama hemen yardımına koşan abisini ne kadar sevdiğini; yani aslında sahip olduğu ama farkında olmadıklarını, etrafındaki güzellikleri gördü Nora.


Ben bu kitabı arabada yolculuklarım esnasında dinledim. Zaman zaman sıkıldım kitaptan çünkü sık sık tekrara girdiğini hissediyordum. Trafikteyken dinlemesi kolay ve bir kısmını kaçırdığımı farkettiğimde olduğum yerden dinlemeye devam edebildiğim bir olay akışı vardı. Daha kitabın en başından sonunun ne olacağını tahmin etmek zor değildi. Arabada giderken dinlemek için gayet uygun ama bu kitabı elime basılı bir kitap olarak almış olsaydım muhtemelen sonuna kadar okumazdım. Kitapta özellikle etkilendim diyebileceğim kısım, Nora'nın kütüphaneden çıktıktan sonra sahip olduklarının kıymetini anlamış olması, her gün etrafında olan ama o zamana kadar farkında olmadığı güzellikleri görmeye başlaması oldu.


Sahip olunanların kıymeti kaybetme korkusunu yaşamadan anlaşılmaz sözünü destekleyen bir kitaptı. Çok derin anlamlar çıkarmayı mümkün kılmayan, biraz yüzeysel ve kolay tüketilen bir kitaptı benim için.


Eğer arka arkaya zihninizi yoran kitaplar okuduysanız, okumaya devam ederken biraz dinlenmek istiyorsanız bu kitap kesinlikle size çok uygun olacaktır. Ancak büyük beklentilerle okunmaması gerektiğini düşünüyorum.


Comments


bottom of page