top of page

Kafamda Bir Tuhaflık

  • Jul 9, 2025
  • 4 min read

Yaz döneminde okuduğum ve araya bir sürü yoğunluk girince bir türlü bitiremediğim, sonrasında da okumanın bu kadar fazla zaman almasına oldukça şaşırdığım bir kitap oldu. Kitap fazlaca sürükleyici ve samimi. Okumaya başladığım ilk andan itibaren karakterin İstanbul'da tutunma ve mutlu olma çabasına şahitlik ettim, onunla birlikte uğraştım, çalıştım, hayal kırıklıklarına ve mutluluklarına ortak oldum.


Babasının peşinden İstanbul'a para kazanmaya ve okumaya gelen Mevlut hayatının her gününde İstanbul'a alışmaya, İstanbul'a ait olmaya çalışır. Sokaklarını arşınlar her akşam, gündüzlerinde Kısmet satarak para kazanır. Köyde kalan iki ablası ve annesine babasıyla birlikte para göndermeye çalışsalar da kendilerine zor yeten kazançlarından geriye pek de bir şey kalmaz. Öyle ki ellerindeki tek varlık olan muhtardan alınmış kağıtla sahibiz diyebildikleri tek odalı zemini topraktan gecekondudur, onu da bir türlü ev haline getiremezler.


Bu koskocaman şehirde tek dayanakları ve tek akrabaları Mevlut'un amcası ve ailesidir. İstanbul'a daha önce gelmiş olan Mevlut'un babası ve amcası Kültepe ve Duttepe'de kendi elleri ile gecekondularının arazilerini çevirir ve inşa ederler. İki evin de muhtardan alınan kağıtlarında kardeşlerin isimleri birlikte yazsa da zamanla Duttepe amcanın Kültepe ise Mevlutların mevkii haline gelir. Köyden eşi Safiye ve çocukları Korkut ve Süleyman'ı da yanına getiren amca gecekondusunu zamanla sıcak bir aile evi yapar. Bir başlarına olan Mevlut ve babası ise her ne kadar kendilerinin hakkı yenmiş hissetseler de İstanbul'da yalnız kalmamak uğruna aradaki ilişkiyi asla bitiremezler. Yıllar geçer, Duttepedeki gecekondu 3 katlı bir yuva halini alırken Kültepe'deki gecekondu sadece bir gecekondu olmaktan öteye asla geçemez.


Yıllar geçer ve kuzenlerin en büyüğü Korkut'un evlilik yaşı gelir. Köylerindeki 3 kız kardeşin en büyüğü Vediha ile evlenir Korkut ve yavaş yavaş köklerini İstanbul'da büyütmeye başlar. Korkut'un düğününde 2 kara göz deler Mevlut'un kalbini. Sonradan öğrenir ki bu gözler Vediha'nın kardeşidir. Ama hangi kardeşi? Her ne kadar kendisi kabul etmese de hiç iyi olmayan niyetlerle Süleyman Mevlut'a görüp de vurulduğu kızın adının Rayiha olduğunu söyler. Genç ve saf olan Mevlut kuzeni Süleyman'a inanır ve bu anı takip eden yıllar boyu o güzel gözlü Rayiha'ya aşk dolu mektuplar yazar. En sonunda yine Süleyman'ın yardımıyla Mevlut, Rayiha'yı kaçırır. Kaçmanın verdiği heyecan ve onları bekleyen hayatın belirsizliği içerisinde karanlıkta koşan birbirine yabancı iki sevgili birbirlerinin yüzüne ilk defa tren istasyonun ışıklarının altında bakarlar. Rayiha utangaç, uysal ve çok güzel bir genç kızdır. Fakat yıllar önce Mevlut'un görüp de vurulduğu gözler bu gözler değildir.


Rayiha ve Mevlut da evlenip bir yuva kurarlar. Çabalamakla geçen hayatlarından mutludurlar. Mevlut güzel ve zeki karısına zamanla hayranlık duymaya başlar. Yorgun argın eve geldiği zamanlarda karısıyla huzur bulur. 2 de kız evlatları olur. Tek odalı küçücük evlerinde 4 kişilik bu aile sahip oldukları mutluluğun oldukça farkındadır.


Yıllar geçer, Mevlut para kazanmanın türlü yolunu dener. Eline geçen üç beş kuruşla ailesini hiçbir zaman eksik bırakmaz ama bir türlü de kuzenleri gibi rahata eremezler. Sonra kız kardeşlerin üçüncüsü de gelir İstanbul'a. Samiha. O büyüleyen gözlerin sahibi Samiha. Önce kendisini Süleyman ile evlendirmeye çalışan herkesin inadına Samiha Ferhat ile kaçar. Mevlut'un çocukluk arkadaşı, birlikte Kısmet sattığı, Mevlut o bir çift göze vurulunca da aşk mektupları yazmasına yardım eden Ferhat.


Mevlut'un mektuplarının Rayiha'ya değil de aslında Samiha'ya yazıldığı konusu fısıldanmaya başlar zamanla. Mevlut her ne kadar öyle olmadığını söylese de Rayiha huzursuzlanmıştır bir kere. Kardeşi Samiha'dan kıskanır kocasını. Mevlut Rayiha'nın gönlünü ferah tutmak için elinden geleni yapar, Samiha yokmuş gibi davranmakta giderek uzmanlaşır. Tüm bu karmaşanın arasında Rayiha tekrar hamile kalır. Bir müjde, bir lütuf olması gereken bu bebek haberi Rayiha için bir mutluluk kaynağı değildir. Yaşadığı tüm kararsızlıklar sonunda bebekten kurtulmak istediğine karar veren Rayiha, bu bebekten kurtulmaya çalışırken kendi canından da olur. Mevlut ve iki kızı bir başlarına kalırlar bu hayatta. Mevlut Rayiha olmadan kızlarına yetebilmek için çok uğraşır. Samiha ve Vediha da ellerini çekmezler kızların üzerinden. Hele Samiha. Kızlara annelerinden öğrenmeleri gereken şeyleri de öğretir Samiha. Onun da kocası Ferhat ölmüştür ve hem Samiha hem de Mevlut dul ve yalnız kalmışlardır bu hayatta.


Yıllar geçer, Mevlut kızlarına iyi birer gelecek sağlamak gayesiyse didinir durur, girmediği iş, yapmadığı şey kalmaz. Kızlarından biri üniversitede tanıştığı sevgilisiyle evlenir, diğeri de Mevlut her ne kadar istemese de sevdiğine kaçar ve evlenir. Zamanla kızları sayesindeMevlut ve Samiha arasında yıkılan köprüler tekrardan kurulur. Babalarının yalnızlığına dayanamayan büyük kızı rızasını verir babasına ve neticede Mevlut'un yıllar süren yalnızlığı Samiha ile ellerinin birleşmesiyle son bulur. Ve Samiha ile beraber geçen yılların ardından Mevlut farkeder ki o en çok Rayiha'yı sevmiştir.

-----

Kitap boyunca toplumun bir çok dönemini ve birçok kesimini görürüz. Orhan Pamuk'un çok güzel yaptığı bir şeydir bu. Yazdığı kitabın zamanını ve ortamını hikayeye en uygun şekilde betimler. Adeta o zamanlarda o yerlerde hissedersiniz kendinizi.

Karakterlerin duygularına da ortak oluruz, hikayenin de bir parçası oluveririz. Ve bu kitabın o kadar güzel bir anlatımı vardır ki geçen yılları içinizde hissedersiniz. Kitabın kapağını kapattığımda karakterlerle birlikte sanki bende yıllar geçirmişim ve İstanbul değişmiş gibi hissettim. Oysa ilk sayfadan itibaren sadece birkaç gün geçmişti, İstanbul da aynı İstanbul'du.

Köyden büyük şehre gelen bir ailenin tutunma çabasını, tüm olumsuzluklarla başetme iradesini, bazen doğru ve dürüst olmanın başkaları tarafından ezilme sebebi olarak görünebileceğini ve bazen de olmayınca olmadığını göreceksiniz bu kitapta.


Keyifli okumalar...



Comments


bottom of page